ANA SAYFA HABERLER DUYURULAR GALERİ İLETİŞİM
...::: ...::: PASAPORT İÇİN TIKLAYINIZ!.. :::... :::...      ...::: :::: UMRE İÇİN GEREKLİ EVRAKLAR!.. :::...     
MENU

Reklam Alanı

------------------------------
İKRA KİTAP KIRTASİYE
Eski Misbak yerinde Üç kat o
larak Hizmetinizde!

.........................................

YENER

OPTİK & SAAT & LENS
Kozmetik ve Numaralı Lens
Yener&H.Ahmet HİNTOĞLU

 "Gözlükleriniz bilgisayarda hatasız yapılır."
 Mrkz Tel-Fax : 0326 712 2758
 Şube Tel         : 0326 681 8613
 Mrkz: Saat Meydanı No: 2  DÖRTYOL 
 
Şube: Şükrüpaşa Mh.
kurtuluş Cd. No: 44  ERZİN
ahmet_hintoglu@hotmail.com

---------------
KVK

YILDIZ İLETİŞİM

Saat Meydanında sizleri bekliyoruz.Her türlü Cep telefonu ve Aksesuarlarla  hizmetinizdeyiz.

---------------------------------------



Linkler
Dörtyol-Payas Hakkkında
Dini Bilgiler
İslam Ansiklopedisi
Kur'an-ı Kerim
Hac Sorgulama
ZEKÂT HESAPLA
Dini Kavramlar
SİYER
A.DOST ELLER
HATAY FARAN Tur





ZİYARETÇİ DEFTERİ

ANKET
Cemaat taassubunun sebebi nedir?
72
2
21
20
35

yasarhocam.com (MEKKENİN FETHİ )
 YÜREKLERİN FETHİ (MEKKENİN FETHİ)

(Sinevizyon da Mekkeden görüntü ve Kâbe sabitken iki anlatıcı sahnenin iki yanına geçer)

1.ANLATICI: Mekke, yeryüzünde tevhidin timsâli ilk mâbed olan Kâbe'nin bulunduğu şehir.

2.ANLATICI: O Kâbe ki, "Çok mübarek ve âlemlere hidâyet olan Beyt'tir."

1.ANLATICI: Yeryüzünün bu en şerefli ve en faziletli binası, tevhid inancından uzak yaşayan, hattâ bu inancı var güçleriyle ortadan kaldırmaya, müntesiplerini yok etmeye çalışan Kureyş müşriklerinin eline geçmişti.

2.ANLATICI: Ne yazık ki onlar tevhidin sembolü olan Kâbe-i Muazzama’nın içi ve etrafını putlarla doldurmuşlardı. Müşrikler, burada her türlü rezaleti yapıyorlardı.

 

1.ANLATICI: Rabbimiz hep korumuştu Beytullahı! Daha peygamberimiz doğmamıştı bile!..

2.ANLATICI: O güne kadar görülmemiş ve duyulmamış Ebrehe’nin ordusunu ebabilleri ile helak etmişti.

1.ANLATICI: Fakat müşrikliğe devam ediyorlardı. Fuhuş meziyet, faiz ticaret olarak kullanılıyordu.

2.ANLATICI: Kızlarını diri diri toprağa gömecek kadar, cahil ve zalim olmuşlardı:

 

(Sahneye baba ve kızı çıkar. Kum renginde uzun (4m-2m) bezi iki kişi dalgalandırsın. Kum efekti yapsın)

BABA: Hadi kızım seninle gezmeye gidelim.

KIZ ÇOCUĞU: Annem ve abim gelmeyecekler mi?

BABA: Onlar sonra gelirler.

KIZ ÇOCUĞU:Peki Babacığım!..

BABA: Hadi gel şuraya bir çukur eşelim.

KIZ ÇOCUĞU:Tamam Babacığım!..

BABA: (Kız babasının üzerini sirkeler) Ne yapıyorsun kızım!..

KIZ ÇOCUĞU: Üzerin toz olmuş!Üzerini temizliyorum babacığım!..

BABA: (baba aflar ve şaşkın) Gerek yok!Sen hadi şu çukura gir bakim!..

KIZ ÇOCUĞU: Peki Babacığım!..

BABA: (bez dalgalandırılırken, kum atarken) Kumda saklambaç oyunu oynayalım..

KIZ ÇOCUĞU: Baba sen benle hiç oynamazdın?Beni çok sevindirdin..Hadi oynayalım!..

BABA: (Kum atmaya devam eder)

KIZ ÇOCUĞU: Baba yeter nefes alamıyorum!..Babacığım Yapma!..Sen beni öldürüyorsun!..

BABA: (baba sahneden şaşkın ve kulaklarını kapatarak kaçar)

KIZ ÇOCUĞU: (ekolu sesle) Baba!baba!..Babacığım!..Bebi niye diri diri toprağa gömüyorsun? (bilgi:yasarhocam.con) Benim ne suçum var?Niye babam!..Niye babam!..

 

1.ANLATICI: Hangi yürek dayanır böyle vahşete?

2.ANLATICI: Hangi Anne-Baba bu çığlığa rağmen bu cahilliği yapabilir?

1.ANLATICI: Kendi canından Bir parçayı gömen zalimler, uslanmıyorlardı?

2.ANLATICI: Gayretullah'a dokunan, Hz. Âdem (s.a.v.) ile Hz. İbrahim'in ruhaniyetlerini rencide eden ve bütün Müslümanların kalb ve vicdanlarını derinden sızlatan bu durumun bir an evvel ortadan kaldırılması gerekiyordu.

1.ANLATICI: Tarih 571 ve beklenen son peygamber yeryüzüne teşrif ediyordu..

2.ANLATICI: Tarih 610 ve ilk vahiy Hirada veriliyordu “Oku”

1.ANLATICI: Hep “Oku” ki hayat bulasınız ve iki cihan mutluluğuna eresin!..

2.ANLATICI: Ama gelen kitabı okumadılar!..Bu geçmişin masalıdır dediler!..

1.ANLATICI: Kendileri bu güzelliği yaşamak istemediler!..Yaşayanı da yaşatmak istemediler!..

2.ANLATICI: Bin bir çeşit eziyetler, işkenceler ve boykotlarla yaşanmaz hale soktular Mekke’yi Müslümanlara!..

1.ANLATICI: Zalimler, hakkın karşısında söyleyecek bir şey bulamıyorlar ve kaba kuvvete başvuruyorlardı.

2.ANLATICI: Sümeyye Anamızı Bir kolunu bir deveye, diğer kolunu bir başka deveye iple bağladılar…

1.ANLATICI: Bir ayağını bir deveye, diğer ayağını başka bir deveye bağladılar ve ayrı yönlere sürdüler develeri!..Kemiklerini kağıt gibi yırtar gibi kırdılar!..

2.ANLATICI: Daha neler yaptılar neler!..

 

(Sahneye kırbaçlayarak iki tane sahabeyi kiramı getiriler. Elbise olarak zıbın kafada da müşriklere siyah sarık, Müslümanlara beyaz sarık giyebilirler.)

Ümeyye bin Halef: (gıcık gülerek) Bağırma pis köle bak ben sana vuruyorum ben bağırıyormuyum?!..Huhaaahaaa!..

Ebû Cehil: Gelsin de sizi Muhammed kurtarsın!..Hah..hah

Velid ibn-i Muğîre: Senin yerinde şimdi Muhammed’in olmasını istemez misin Ya Hubeyb?!..

Hubeyb: Asla!..Benim yüzbin canım olsa ve siz bu şekilde devam etseniz, bu benim daha çok hoşuma giderdi. Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin bir yerine bir diken eziyet verse ve rahatsız olsa onu kabul etmem.

(Arkadan Ömer Karaoğlu’ndan Bilemezler (hazır bana kahkalar) ezgisi yayınlanır. Hubeyb pleybek yapar)

 

Âs ibn-i Vâil:(Hubeybe vurarak) Kes sesini!..Öldürün şu Muhammediyi!..

Ümeyye bin Halef: (sevinerek güler) Ya Ebû'l-Hakem!Tamam bunun işi bitti!..Geri zekalılar görmedikleri Tanrılarına ulaştı!.. Huhaaahaaa!..

Ebu Fükeyhe: Helvadan yaptığınız acıkınca yediğiniz putlara mı tapacaktım?

Ebû Cehil: Kes sesini!..Vurun lat adına Vurun!..

Velid ibn-i Muğîre: İnkar et!..Lata Menata Uzza ve Hubele inandığını söyle!..

Âs ibn-i Vâil: Söyle kurtul!

Ebu Fükeyhe: Ahad!.Ahad!..Lailahaillalah Muhammedurresulullah.

Ümeyye bin Halef: Nankör!.Seni ben doyuruyorum.Sen Muhammed’e iman et öyle mi?Ala sana!(tekmeler)

Ebu Fükeyhe: Ahad!.Ahad!..Lailahaillalah …

Ebû Cehil:Bunuda geberttik!..Hah…hah…

Ebu Fükeyhe: Ahad!.Ahad!..Lailahaillalah

 

(Ekolu bir şekildeiki kere Laileha illalah dedirtilir. Ya koro ya da yine Ömer Karaoğlu’ndan La ilahe illallah (düşmez dilimizden) ezgisi söylenir)

 

 

1.ANLATICI: Artık Müslümanlara zindan olmuştu Mekke!..

2.ANLATICI: Önce Habeşistan Hicretleri gerçekleşmiş…

1.ANLATICI: Medineli şanlı Müslümanlar,Yani Ensar Mekkeli kardeşlerini Medineye davet ediyordu!..

2.ANLATICI: Müslümanlar teker teker, ikişer üçer gizlice hicret ediyorlardı.

1.ANLATICI: Hiçbir şey yanına alamadan!..Bütün mallarını ve akrabalarını bırakarak hicret ediyorlardı…

2.ANLATICI: Herekes giderken Mekkeye bakıyor ve birdaha geleceklerini ve geri döneceklerini haykıra haykıra gidiyorlardı.Vahyin kalbine döneceğiz diyorlardı..

(Mekke ezgisi ya koro veya Ömer Karaoğlu’ndan yayınlanır.)

1.ANLATICI: Herkes anadan yardan yarandan geçti…Allah için Vatanlarını terk ettiler!..

2.ANLATICI: Medinede Ensar Muhacir bekleşiyorlardı…Çünkü Hicret etmişlerdi!.Ama hasret çekiyorlardı!...

1.ANLATICI: Fakat hasret çektikleri aileleri değildi!..Hasretleri Hatemul Enbiya,Rasulussakaleyn,Ulul Azm Peygamber…

2.ANLATICI: İki cihan güneşi, Severi ser Bülendimiz, Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)

1.ANLATICI: Rahat yüzü göstermediler Mekkede! Taifde!

2.ANLATICI: Kureyş’liler, Hz. Peygamberimizi Mekke’ye sığdırmadılar. Taif’liler de kabul etmediler ve kaybettiler. Medineliler ise bağırlarına bastılar ve itibar kazandılar.

1.ANLATICI: Medine Münevver, yani aydınlanıyordu!..Herkesin gözü Mekke’ye doğru bakıyordu!..

2.ANLATICI: Ağaçların tepesinde, evlerin damında yolları gözlüyorlardı. Sessizlik hâkimdi..

1.ANLATICI: Sessizliği bozuyordu bir se!..Ama ne ses!..Enfes bir ses!..Beklenen müjde yankılanıyordu!..

2.ANLATICI: “İşte geliyor, Alamlere rahmet Hz.Muhammed!”

1.ANLATICI: Defler çalıyor, herkes bir ağızdan söylüyor:” Ay Doğdu Üzerimize, Veda tepelerinde…

(Taleal Bedru Aleyna ilahisini koro söyler)

 

 

1.ANLATICI: Medine’de ikinci bir güneş doğmuştu!İnsanları birbirine kardeş eden güneş!..

2.ANLATICI: Ama ne kardeşlik!..Dünya kurulalı,kıyamete kadar dillere destan bir kardeşlik!.

1.ANLATICI: Münafıkların kalleşliğini asimile edecek kadar muhteşem bir kardeşlik!..

2.ANLATICI: İslam Devleti yeşeriyordu!..Önce Bedir sonra Uhud ve Hendek Savaşları yapılmış.

1.ANLATICI: Mekke özlemi gitgide artıyordu!...Hz. Ömer soruyordu: Ne zaman Namazda  Kabeye döneceğiz?!..

2.ANLATICI: Bari namazda dönelim der gibi soruyordu!..Peygamberimizde  Kabe'yi çok sevdiğinden kıble olması için başını göğe katdıra-rak Allah'a yalvarıp durdu.

1.ANLATICI: Cenâb-ı Hakk da Peygamber (sa.)'in bu içten gelen duasını kabul buyurup: "Göğe doğru yüzünün dönüşünü görüyoruz. Bunun için hoşuna gidecek bir kıbleye doğru yüzünü çevirteceğiz. Mescidü'l-Haram'a doğru yüzünü çevir" (Bakara–144)

 

(Önce “fevelli vecheke şatral Mescidil Haram” ekolu olarak arkadan yayınlanır. Sonra Muhammed İlhandan-Yüzüm Kabeye ilahisi çalar)

 

1.ANLATICI: Artık namazda hasret bir nebze olsun hafifliyordu. Ama bir hacda olsa ziyaret etmek istiyorlardı.

2.ANLATICI: Hicretin altıncı yılıydı. Ve nihayet, Hz. Peygamber ve ashabı Kâbe'yi ziyaret etmek için Mekke'ye doğru yola çıktılar.

1.ANLATICI: Mekkeli müşrikler Hz. Muhammed'in hareketini öğrenince Mekke'ye girmesine izin vermemeyi kararlaştırdılar. Hudeybiyede durdurdular.

2.ANLATICI: Allah Rasûlü'nün kararlılığı yüzünden müşrikler savaşı göze alamadılar. Rasûlullah ile Süheyl uzun görüşmelerden sonra anlaşma şartlarını tespit ettiler. Buna göre;

1.ANLATICI: 1-Müslümanlarla müşrikler on yıl süreyle savaşmayacaklar, birbirlerine saldırmayacaklardı.

2.ANLATICI: 2- Müslümanlar bu yıl Kâbe’yi ziyaretten vazgeçerek geri dönecekler, ancak gelecek yıl umre yapacaklar, müşriklerin boşaltacağı Mekke'de üç gün kalacaklar ve yanlarında yolcu kılıçlarından başka silah taşımayacaklardı.

1.ANLATICI: 3- Mekke'den birisi Müslüman olarak Medine'ye sığındığı zaman iade edilecek; fakat Medine'den Mekke'ye sığınanlar iade edilmeyecekti.

2.ANLATICI: 4- Arap kabileleri istedikleri tarafla anlaşma yapmakta serbest olacaklardı.

1.ANLATICI: Hudeybiye antlaşmasının bütün şartları görünüşte Müslümanların aleyhine idi. Bu nedenle Müslümanlar büyük bir hayal kırıklığına uğradılar.

2.ANLATICI: Bu antlaşmayı bir aşağılanma, bir küçük düşürülme olarak kabul ettiler. "Sen Allah’ın Rasûlü değil misin? Davamız hak dava değil mi? Bu zilleti neden kabul ediyoruz?"
1.ANLATICI: diyen Hz. Ömer'in sözleri, Müslümanların genel üzüntülerinden doğan tepkinin dile getirilişinden başka bir şey değildi. (bilgi:yasarhocam.con) Fakat şüphesiz Allah ve Rasulü neyin hayırlı, neyin şer, neyin izzet, neyin zillet olduğunu daha iyi bilirdi.

2.ANLATICI: Hudeybiye'de ondokuz gün kalmışlardı. Kurbanlarını kesen Peygamberimiz traş olduktan sonra Medine'ye doğru yola çıkıldı.

1.ANLATICI: Yolda, "Biz sana apaçık bir fetih verdik. Bununla Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlayacak ve sana olan nimetini tamamlayacak ve seni doğru bir yola iletecek. Allah sana şanlı bir zafer verecek" (el-Fetih, 48/1,2) âyetleriyle başlayan Fetih Sûresi nazil oldu.

 

(Etkili okuyan bir Hafızdan fetih s.1,2,3,19,27,28.ayetleri okutulur.)

 

2.ANLATICI: Gerçektende Hudeybiye barışının göründüğü gibi kötü bir anlaşma olmadığını, tersine Müslümanlara zafer kapılarını açan bir "feth-i mübin" olduğunu açık bir biçimde ortaya koymaktadır.

1.ANLATICI: Hudeybiye Barışı'nın hemen bütün şartları, Müslümanların aleyhine görünüyordu. Hudeybiye Barışı 2 yıl devam etti.

2.ANLATICI: Öldürülen Huzâalılardan diyetlerinin ödenmesini Kureyşliler reddettiler. Böylece resmen de bozmuş oldular. Mekkeli müşrikler ihlal etmesi ile birlikte, Mekke seferi hazırlıkları başladı…

1.ANLATICI: Hz. Muhammed (s.a.s.),Mekke'nin kan dökülmeden fethedilmesini istiyordu. Kureyş savunma için hazırlık yapar da karşı koyarsa, kan dökülürdü. Bu yüzden hazırlıklar son derece gizli tutuldu.

2.ANLATICI: Hicretin 8'inci yılı, Ramazan'ın 10'uncu Pazartesi günü 10 bin kişilik muazzam bir ordu ile Medine'den çıktı. (1 Ocak 630) Yolda katılan birliklerle, ordunun sayısı daha sonra 12 bine yükselmişti.          

1.ANLATICI: Mekke'ye bir konak (yaklaşık 16 km.) mesâfede karargâh kuruldu. Hz. Muhammed (s.a.s.), ortalık kararınca burada ordu mevcûdunun sayısınca ateş yakılmasını emretti.

2.ANLATICI: Böylece, ordunun haşmetini Kureyş'e göstermek istiyordu. Müslümanların yaklaştığını duyunca ne yapacaklarını şaşırdılar.

1.ANLATICI: Hz. Muhammed (s.a.s.)'e karşı en çok kin besleyen Mekke'nin resi Ebû Süfyân burada Müslüman oldu. Artık Mekke fethedilmiş demekti. Belki hiç mukavemet görülmeyecekti. Peygamberimiz buyurdular ki:

2.ANLATICI: - “Her kim Ebû Süfyân'ın evine girerse, emniyettedir. Her kim kendi evine kapanır, ordumuza karşı koymazsa, emniyettedir. Her kim Harem-i Şerîf'e girerse, emniyettedir. Ebû Süfyân bunu ilân etsin”, buyurdu.

 

(Ömer Karaoğlu’ndan Adı için Yaşamak ezgisi çalar)

 

1.ANLATICI: Miladi 630 yılında Mekke fethedildi. Vaktiyle Kureyş müşrikleri tarafından bu şehirden zorla çıkarılıp Medeni’ye hicrete zorlanan Müslümanlar, silah kullanmadan Mekke’yi fethettiler.

2.ANLATICI: Mekke’den ayrılalı 8 yıl olmuştu. Resulullah Efendimiz (s.a.v.), en sadık arkadaşı Ebu Bekir (r.a.) ile ayrıldığı bu şehre, 10.000′den fazla mümin ile birlikte girdi. 1.ANLATICI: Rasûlullah (s.a.v.), Kâbe çevresindeki putlar için birlikler gönderdi. Peygamber'in (s.a.v.) münadisi Mekke'de şöyle bağırdı: "Kim, Allah'a ve âhiret gününe inanıyorsa; evinde hiçbir put bırakmasın, hepsini kırsın!"

2.ANLATICI: Kabe ve çevresi putlardan teker teker temizleniyordu.

1.ANLATICI: Kâbe’de ilk ezanı Bilal-i Habeşi okudu. Resulullah Efendimiz (s.a.v.) Kâbe’yi tavaf ettikten sonra, Beytullah’ın kapısı önünde Mekkelilere hitap etti.

2.ANLATICI: Resûl-i Ekrem Efendimiz, fethin ikinci günü, öğle namazından sonra Kâbe kapısı merdivenine çıkıp, arkası Kâbe'ye dayalı bir halde Allah'a hamd ve senâda bulunduktan sonra halka şöyle hitap etti:

1.ANLATICI: "Ey insanlar!"Şüphesiz Allah göklerle yeri, güneş ile ayı yarattığı gün Mekke'yi haram ve dokunulmaz kılmıştır. Kıyamet gününe kadar da haram ve dokunulmaz olarak kalacaktır."Allah'a ve âhiret gününe inanan kimse için, Mekke Hareminde kan dökmek, ağaç kesmek helâl olmaz!

2.ANLATICI: "Mekke'de kan dökmek benden önce hiç bir kimseye helâl olmadığı gibi, benden sonra da hiç bir kimseye helâl olmayacaktır!"Bu söylediklerimi burada dinleyenler, hazır bulunanlara duyursun!

1.ANLATICI: "İslâmiyet’te, ne câhiliyyet antlaşması vardır, ne de fetihten sonra hicret. Fakat cihad ve cihada niyet vardır. Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir.(bilgi:yasarhocam.con) Bütün Müslümanlar kardeştirler."Müslümanlar kendilerinden olmayanlara (düşmanlara) karşı bir tek eldirler, elbirliği ile hareket ederler.

2.ANLATICI: Rasûli Kibriya Efendimiz, umumî af ilân ettikten sonra, Safa Tepesine çıkıp orada Kureyşlilerin bîatını kabul etti.

1.ANLATICI: Seneler önce aynı tepede peygamberliğini açıktan ilân edip muhalefetle karşılaşırken, şimdi aynı tepe üzerinde aynı kimselerden İslâmiyet üzere biat alıyordu.

2.ANLATICI: Mekke artık fethedilmişti. Yüzlerde, gönüllerde sevinç vardı. Şehirde müstesna bir bayram havasının neşesi hâkimdi. Kâbe yüceliyordu. Tevhid elbisesine bürünüyordu. Bu sırada bir bedevinin Peygamberimiz’in yanına yaklaştığı görüldü.

1.ANLATICI: Bir peygamberin karşısında bulunmanın heyecan ve haşyeti altında bedevi tir tir titriyordu. Durumu fark eden Rasûl-i Kibriya, "Ne oluyor sana? Kendine gelsene! Ben bir hükümdar değilim; ben, güneşte kurutulmuş et parçaları yiyerek geçinmiş olan Kureyşli bir kadının oğluyum."

2.ANLATICI: Bu fetih en katı kalpleri bile yumuşatmayı başarmıştır. Tabii ki "Huluki-l azim" (büyük ahlak) sayesinde. Çünkü Resulullah (sav), büyük zulümler görerek çıkmak zorunda kaldığı Mekke'ye büyük bir ordunun başında komutan olarak ve elinde intikam alma fırsatı ve gücü olduğu halde girdiği zaman,

1.ANLATICI: Mekkelilerin o dayanılmaz işkence ve hakaretlerine rağmen onları serbest bırakmak suretiyle, kendi düşmanlarını hatta asırlar sonra gelecek olan gayr-ı müslimlerin kalbini bile şefkatiyle esir almıştır.

2.ANLATICI: İşte asıl fetih budur. Zira devamlılık açısından en iyi fetih kalplerin fethidir. Aksi halde, fetih zannedilen zaferler, işgal olmaktan öteye geçemez.

1.ANLATICI: Öyleyse bizler, insanların asli vatanı olan kalplerine girmeye bakalım. Orda yer bulabildik miydi en büyük fatih biz oluruz.

2.ANLATICI–1.ANLATICI: . Fethimiz kutlu ola, fethiniz mübarek ola!

                                                   (Ömer Karaoğlu’ndan doğ ey güneş ezgisi çalar biter)

                                                                                                                                                    SENARİST: Yaşar ERDOĞAN    
                                                                                                                                                           
21.12.2011
                                                SENARYOLARIM için Tıklayınız..

Yaşar Hoca
 
-------------------------------

  

HAC-UMRE KAMPANYAMIZ

NAMAZMATİK

VEFAAT EDENLER
 

ESMAÜL HÜSNA

Bugün Ayın görünümü

ONLINE SAYAÇ
Aktif Ziyaretçi 1
Bugün Tekil7
Ayrıntı