ANA SAYFA HABERLER DUYURULAR GALERİ İLETİŞİM
...::: ...::: PASAPORT İÇİN TIKLAYINIZ!.. :::... :::...      ...::: :::: UMRE İÇİN GEREKLİ EVRAKLAR!.. :::...     
MENU

Reklam Alanı

------------------------------
İKRA KİTAP KIRTASİYE
Eski Misbak yerinde Üç kat o
larak Hizmetinizde!

.........................................

YENER

OPTİK & SAAT & LENS
Kozmetik ve Numaralı Lens
Yener&H.Ahmet HİNTOĞLU

 "Gözlükleriniz bilgisayarda hatasız yapılır."
 Mrkz Tel-Fax : 0326 712 2758
 Şube Tel         : 0326 681 8613
 Mrkz: Saat Meydanı No: 2  DÖRTYOL 
 
Şube: Şükrüpaşa Mh.
kurtuluş Cd. No: 44  ERZİN
ahmet_hintoglu@hotmail.com

---------------
KVK

YILDIZ İLETİŞİM

Saat Meydanında sizleri bekliyoruz.Her türlü Cep telefonu ve Aksesuarlarla  hizmetinizdeyiz.

---------------------------------------



Linkler
Dörtyol-Payas Hakkkında
Dini Bilgiler
İslam Ansiklopedisi
Kur'an-ı Kerim
Hac Sorgulama
ZEKÂT HESAPLA
Dini Kavramlar
SİYER
A.DOST ELLER
HATAY FARAN Tur





ABONE OL
 
 

ZİYARETÇİ DEFTERİ

ANKET
Cemaat taassubunun sebebi nedir?
73
2
22
20
40

yasarhocam.com (ONU NE KADAR )

 ONU NE KADAR TANIYORUZ-KUTLU DOĞUM HAFTASI

 GİRİŞ

SUNUCU: seyirciye arkasını dönmez,neşeli ve haraketlidir. Peygamberimizi sorduğu kişilerin yanlış anlamalarına şaşkın ve durumu idare edecek roller yapar.  Ses tonu hiç düşmez. Piyesin en önemli kahramanıdır.

 YAŞLI KADIN: Yaşlılara mahsus yavaş hareketleri vardır. Hafif titremekte ve titrek sesle konuşmaktadır. Burada yaşlı teyze hafif beli bükük durmalı ve sözlerini ağır ağır söylemelidir.

ÇİÇEKCİ KADIN: Kolunda sepeti,altında şalvarıyla salınarak girer sahneye. Vurdumduymaz,duygulu,ve saftır. Konuşurken  şivesinden hiç taviz vermemelidir.

 KABADAYI: Omzunda ceketi elinde tesbihi,pala bıyığı ile asabi,harbi,ses tonu yüksektir. Kabadayı nında hareketleri ağır ve serttir. Özellikle naraları uzatarak  haykırmalı,sözlerini kalın ses tonuyla söylemelidir. Yürüyüşü ve duruşuda kabadayılara has olmalı,rolünden hiç taviz vememelidir.

 BİLMİŞ ADAM: Günümüzdeki kendinden emin,sesi gür,bilmiş tavırlı bir insan tipidir. Söylediği şeyden emindir. Özellikle peygamberimizi komutan diye anlatırken kendinden geçer bir hali vardır.

 ÖĞRENCİ:  Kendisinin bilemeyeceğini düşünen sunucuya konuşurken biraz sert ve bilmiş konuşmalı dır.

Piyesin en önemli vurgu yeridir öğrenci. Kimse bilmediği halde ŞAİRBAKİ ORTAOKULU öğrencisi çok rahat bir şekilde cevap verecek ve bunu bilmeyecek ne var tavrı içerisinde olacaktır. Giderken de bir kapris  veya kızgın bir tavır sergileyecektir.

 (seyircinin alkışı sırasında durup alkışın bitmesi beklenecek.konuşmalar bir birine karışmayacak.kimse kendinden daha önceden belirlenmediyse bir şey eklemeyecek metne bağlı kalınacak.unutulduğunda yada şaşırıldığında öylece beklenip sufle beklenecek.ne olursa olsun gülerek yada geri dönülerek rolden çıkılmayacak)

 1.BÖLÜM  (YAŞLI KADIN)

    (Omzunda kameralı bir kameraman,elinde mikrofonla bayan sunucu)

(Kameraman ve sunucu sahneye çıkar önce.kameraman salondaki seyircinin önünü kapatmadan yanda durur.sunucu salondaki seyirciye doğru bakar.)

Sunucu:

-sayın seyirciler kutlu doğum haftası nedeniyle sokağa çıktık

Kameramanımız Abuzer camgöz,ben sunucunuz pakize bahtıkara.

-Yüce peygamberimizi ne kadar tanıdığımızı öğrenmek için insanlara mikrofon uzatacağız.Eminiz ki onunla alakalı bir çok güzel ifadeler duyacağız.

 (sunucu konuşmasını yaparken yaşlı teyze bastonuna dayanarak karşıdan gelmektedir.)

sunucu mikrofonu yaşlı teyzeye uzatır ve:

-teyzeciğim bu hafta kutlu doğum haftası. Hz Muhammed (s.a.v) hakkında neler söyleyeceksiniz.

yaşlı kadın (beli büküktür hafif çe bastonunun üzerinde doğrularak) :

-evladım kulaklarım az duyuyor bir daha tekrarlar mısın

 Sunucu biraz daha sesini yükselterek:

-teyzeciğim Hz Muhammet hakkında neler söyliyeceksiniz

yaşlı kadın: 

-ah evladım ah !

-Rahmetli çok iyi bir insandı.

(Sunucu bir an şaşkın biçimde kameramana bakar)

yaşlı kadın devam eder:

-Bir dediğimi iki etmemiştir.

-Nur yüzlü,öyle mübarek öyle mübarek biriydi

-Beni böyle yalnız bıraktı gitti ne yaparsın

 (Sunucu seyirciye bakarken hafif şaşkındır)

Teyze yaşlılara has ağzını açıp kapatırken,üzerinde yükseldiği bastonu titrerken,titreyen sesiyle  sunucuya:

-Siz nerden tanıyorsunuz rahmeliyi kızım ? diye sorar

Sunucu yüksek sesle :

-Onu tanımayan mı var teyze,kainatın efendisini kim tanımaz ki !

Teyze titreyen sesiyle:

 - hımmmm !

-demek sizde tanıyordunuz onu

-yalnız kainatta kim evladım ben çıkaramadım?

Sunucu:

- teyzeciğim kainat…..

-İftira atmaya utanmıyormusunuz !

-kainatta kim!

-ne efendisi?

-onun gözü benden başkasını görmemiştir

(diyerek sunucu ve kameramanı bastonuyla hafiçe vurur gibi yapar,sahnede az kovalar gibi yaparak ve arkadan gider)

2.BÖLÜM(KABADAYI)

 Sunucu :

-Evet teyzemiz bizi yanlış anlamış olsada biz sormaya devam ediyoruz. çünkü peygamberimizi tanımamak büyük talihsizliktir.

 (sunucu cümlesini bitirirken arkadan kabadayının narası yükselir)

-heeeeyyyyyyyyyyyyyyyt…..!

-havada uçan karada kaçan varmı bana yan bakan !

 (Diyerek  elinde tesbihi, sırtında kolları dışarıda ceketiyle,bir omzu düşük bir kabadayı görünür)

 Sunucu yavaşca yaklaşır ve:

-Efendim merhaba

 KABADAYI:

-Merhaba (kabadayı tesbihini sallarken, ceketini de şöyle bir düzeltir gibi yapar, hafif yana yatar ve kameraya dik dik bakar.)

 Sunucu:

-efendim bu hafta kutlu doğum haftası.  Bu vesileyle O’nu ne kadar tanıdığımızı öğrenmek için sokağa çıktık.

-Hz Muhammed’ i tanıyormusunuz.Onunla alakalı neler söyleyeceksiniz

 Kabadayı:

Bir nara daha atar ve hafif sunucuya diklenerek:

-onun adını anarken salavat getir bacım.

 Sunucu seyirciye gülerek baş işaretiyle tamam biliyor der gibi bakar ve:

-Evet sayın seyirciler nihayet onu tanıyan birine rastlamış bulunuyoruz.

 Der ve kabadayıya döner:

-evet

Kabadayı:

-Çooook büyük insandı

-Bu alem de onun üzerine tanımam

 Kabadayı uzaklara dalar ve:

-Benim bildiğim 15 leşi var

-20 kişiyi sakat bırakmış

-bir çoğuda fizana kaçarak zor kurtulmuştur elinden

Sunucuya dönerek:

-Ammaaa gariban babasıdır ha öyle bakmayın.

Yere bakarak konuşmasına devam eder duygulanmıştır:

-Rahmetli ye ben yetişemedim

-Bi elini öpmek nasip olmadı mübareğin

-Bir ara heykelini dikelim dedik belediye izin vermedi

-Ama onun yeri aha buradır

Der ve göğsüne vurur

Sunucu :

 -Efendim yanlış anlaşıldı galiba

-Sizin bahs ettiğiniz insanla bizimki farklı herhalde

 Seyirciye dönerek sesini biraz duygulandırarak

-Bizim bahsettiğimiz insan ,değil insanları öldürmek, kötü bir tek söz bile söylememiştir,kimseyi azarlamamıştır.

 

(Diyince kabadayı bir nara daha patlatır ve diklenir)

(Kameraman sunucunun arkasına doğru yaklaşır gizlenir gibi yapar)

 Kabadayı:

-Ne yanlışı

-O ki kabadayıların piri dir,reisimizdir

 (kabadayı kafasını arkaya doğru atarak bir oyana bir buyana sallarken)

 -heyyyyyyyyt!

 (kameraman yan tarafta yerden çekim yapmaktadır)

(Kabadayı sinirle kameramanın kamerasına vurur gibi yaparak elini bir anda arka cebine doğru atar)

(kameraman yere düşen kamerasını alıp kenara doğru çekilirken)

 Sunucu:

-E e ee ee fedim yanlış anladınız,yanlış anladınız efendim(diyerek eli yapma der gibi önde geri geri gitmektedir)

(Arkasına bıçak çıkaracakmış gibi elini atan kabadayı, bir tarak çıkarır ve saçlarını tarar ve tesbihini sallayarak,nara atarak uzaklaşır)

 3.BÖLÜM(ÇİÇEKCİ KADIN)

 Sunucu yarı mahcup yarı ürkek bir şekilde:

-Evet ne yazık ki bu insandan da beklediğimiz cevabı alamadık

-Nasıl olurda kainatın iftihar tablosunu, efendimizi tanımazlar anlamıyorum

-Ama biz yılmıyoruz sayın seyirciler,sormaya devam ediyoruz

 (Derken sahneye şalvarıyla,kolunda çiçek sepetiyle roman kılıklı çiçek satıcısı bir kadın girer)

 Sunucu:

-Evet bir kişiye daha soralım bakalım

(der ve kadını görür, mikrofonu uzatır)

 Kadın kameraya bir oyana bir bu yana poz verirken:

-Abe hangi kanaldır be ya

 diye sorar

 Sunucu:

- efendim bu hafta kutludoğum haftası olması dolayısıyla,Hz muhammed’i ne kadar tanıyoruz.onunla alakalı röportaj yapıyoruz

 

çiçekci kadın elini ağzına götürüp :

-Abe tanımazmıyım ben onu

-Çok şugar çok aru bir adamdır be ya o

 Sonra ağlar gibi olur:

-Rahmetli babam hep anlatırdı bize onu

 (Sunucu bu arada gülümseyerek başını aşağı yukarı sallayarak seyircilere bir bakış atar)

 -Nerde bir garip bakarmış onlara

-Nerde yaralı bir kedi köpek hemen evine götürür iyileştirirmiş be ya

-Çok şugar çok aru bir adammış kendisi

 Sunucu gülerek:

-Evet gerçekten öyle

diyerek teyit eder

 

çiçekci kadın:

-Yanlınız çok içermiş rahmetli

-Zaten bir gün çok içip kafayı bulunca,yanılışlıkla damdan düşüp ölmüş be ya

 Sunucunun yüz ifadesi bir anda değişir:

-damdan düşerek mi ölmüş ?

 Çiçekci kadın:

-evet damdan düşmüş garip

-oracıkta vermiş cancağızını

 Sunucu hafif mahcup gülerek:

-ne alaka efendim

-Medine de rahatsızlanmış vefat etmiştir.

-Ayrıca peygamberimiz hiç içki içmemiştir

 Çiçekci kadın:

-abooo

-öylemi

 der ve sonra hafif düşünceli:

-medine de kim be ya ?

 Sunucu seyirciye dönerek:

-efendim büyük bir hüsran ve üzüntü içerisindeyim.

-şok tayım yani.

 Bu arada çiçekci kadın sepetinden çiçek almış sunucuyu sıkıştırmaktadır:

-abe bir çiçek almazmısın be ya

(Sunucu çiçekciyi eliyle iteklerken çiçekci kameramana yaklaşır ve onu sıkıştırmaya devam eder.)

Ve sonunda çiçekci gider

 4.BÖLÜM (BİLMİŞ ADAM)

 Sunucu:

-insanların ondan bu kadar habersiz olmasında bizimde suçumuz olduğunu unutmamamız lazım.

-insanlığın iftiharı,övüncü olan peygamberimizin tanınmaması büyük bir talihsizlik.

 (Derken sahneye başında kasketi,topsakalı,kolunun altında gazetesiyle entelektüel bir kişi daha gelir)

 Sunucu hemen yaklaşır ve mikrofonu uzatır:

-efendim Hz muhammet kim dir diye sorsak ?

 Entelektüel adam:

-hangi kameraya bakıyoruz ?

Sunucu:

-efendim bu kameraya

Bilmiş adam:

-muhammet……..

-muhammet…….

-büyük bir insandır o,büyük bir dahi.

 (sunucu sevinçlidir ve seyirciye bakar)

-herşeyden önce büyük bir komutandı

 (Adam bunları söylerken sesini yükseltmiş uzaklara bakar vaziyette kendinden geçercesine yüksek sesle)

 -zaferden zafere kılıç sallamış,fetihler le ülkesini dünyanın lideri yapmıştı.

-zeki,cesur

-aynı zamanda yakışıklıydı.

 Sunucu:

-efendim doğru söylüyorsunuz aynı zamanda o büyük bir komutandı.bir zaferinden örnek verebilirmisiniz?

 Adam:

-tabikide

 Elini yumruk yapıp ileri doğru uzatırken sesini yükselterek:

-yıkılmaz denilen bizans kalelerini yerle bir etmiş

-gemileri karadan yürüterek istanbul’u fethetmiştir.

 Sunucu şaşkın bir şekilde:

-o fatih sultan mehmet değilmiydi karıştırdınız heralde.

 Adam

-evet evet pardon karıştırdım

-malazgizrt savaşıydı

(yine kendinden geçercesine)

-Atlar dört nala koşturuyorlardı

-Kılıç kalkan sesleri arasında bir anadolu savaşı verilmekteydi ve…..

 Sunucu sinirli bir şekilde:

-hayır efendim o da değil

Adam:

 (biraz düşünceli durduktan sonra atmaya başlar)

 -çanakkale zaferi

-toplar,gülleler havada uçuşuyordu

-gemiler denizden yağmur gibi mermi yağdırıyordu

Sunucu:

-hayır efendim siz peygamberimizden kaç asır sonraki savaşlardan bahsediyorsunuz.

-teşekkür ederiz

Adam:

-Ya nasıl olur

-Kurtuluş savaşımıydı yoksa

 (Diyerek sıralamaya devam ederken,sunucu seyirciye döner)

 (sunucu konuşurken adam kamerayı kendine çevirmiş saçlarını tarmakta,el ile selam yollamaktadır.sunucu bunu görür ve kamerayı kendine çevirir)

 5.BÖLÜM(ÖĞRENCİ)

 Sunucu:

-evet sayın seyirciler

-biz biliyoruz ki onu tanıyan çok insan var ve asırlardır onun hasretiyle yanıp tutuşan milyarlarca insan geldi geçti

-fakat biz bu programımızda onu tanıyan birine rastlamamanın üzüntüsü içerisinde porogramımıza son veriyoruz.

 

(Derken sahneye şair baki orta okulu formalı bir çocuk girer.sunucu onu görmez kameraman sunucuyu çekiştirerek onu işaret eder)

 Sunucu:

-ama son bir kez umutsuzca şansımızı şu küçükte de denemek istiyoruz

 Ve çocuğa yaklaşır.hafif eğilerek çocuğa doğru :

-hangi okula gidiyorsun bakalım

 Çocuk:

Şair baki ortaokulu diye cevap verir

 Sunucu:

-peki sen Hz Muhammed kimdir tanıyormusun bakalım.

 Çocuk:

(birazda dik bir konuşmayla)

-tabiki tanıyorum.

-bu hafta onu anma adına hersene kutlanılan kutlu doğum haftası.

-571 yılında mekke’de dünyaya teşrif etmiş

-63 yaşında medine’ de vefat etmiştir.

- yetim dünyaya gelmiş,6 yaşında annesini kaybetmiş,zorluklar içerisinde büyümüştür.

-40 yaşında peygamberlik verilmiştir.

- O son peygamberdir ve de bizim peygamberimizdir.

-hıııııııııı !

 (Diyerek omuzunu silkerek gider)

  (sunucu elinde mikrofon giden öğrencinin arkasından bakarken öylece kalır bir zaman ve arkasından fon girdiğinde seyirciye döner)

 6.BÖLÜM(KAHRAMANLAR TEKRAR SAHNEYE GELİR)

(burada fon girilir, öğrenciler ellerinde gül ile tek tek sahneye gelirler)

 Sunucu seyirciye döner ve rolden çıkmıştır:

-aslında hepimiz onu tanıyoruz ve tanımak zorundayız

-çünkü cennete giden yol öncelikle onu tanımaktan geçiyor

 yaşlı kadın:

-O alemlerin efendisidir

-yaşlılar sizin için rahmet vesilesi diyen

-küçüklerine merhamet etmeyen büyüklerine saygı göstermeyen bizden değildir diyen insandır.

 Çiçekci kadın:

-O gönüllerin efendisidir.güller onun simgesidir.

-çünkü o,hayatı boyunca güllervari güzellikler sunmuştur insanlığa

 Kabadayı:

-O merhamet şefkat peygamberidir.

-bir tek insanı bile incitmemiştir

-merhamet etmeyene merhamet edilmez buyurmuştur.

 Bilmiş adam:

-bir flozof onun hakkında: “muhammet eğer bir peygamber olmasa bile büyük bir dahidir

-çünkü cahil bir toplumdan dünyaya insanlığı öğreten bir medeniyet çıkarmıştır” der

 Öğrenci:( öğrenci duygusal bir konuşma yapacaktır)

-ya rasulallah

-Keşke senin zamanında çocuk olsaydım

-seninle oyunlar oynasaydım.çünkü sen çocukları hiçbir zaman kırmaz onlarla oyunlar oynardın

-seni o kadar özlüyoruz ki ya rasullallah

-bir keresinde kuşu ölen çocuğa taziye ziyaretinde bile bulunmuştun

-torunlarını sırtına alır onları gezdirirdin

-benim merhamet,şefkat,sevgi dolu peygamberim

 Sunucu:

-umuyoruz ki tüm insanlık peygamberimizi tanır ve aydınlanır.

(hep beraber hafif öne eğilir ve giderler)
                                                               
  SENARYOLARIM için Tıklayınız..

Yaşar Hoca
 
-------------------------------


  

HAC-UMRE KAMPANYAMIZ

NAMAZMATİK

VEFAAT EDENLER
 

ESMAÜL HÜSNA

Bugün Ayın görünümü

ONLINE SAYAÇ
Aktif Ziyaretçi 1
Bugün Tekil8
Ayrıntı